AğaçYetiştiriciliği

Organik bahçe hobi ağaç yetiştiriciliği ve organik tarımcılığa giriş



Yaz meyvelerinden olan incir, bileşimindeki birçok faydalı madde ile birlikte tek başına çok sayıda rahatsızlığa şifa kaynağı oluyor. İçeriğinde bulundurduğu mineraller, vitaminler, protein ve potasyum sayesinde vücuttaki hücreleri yeniliyor, sağlıklı bir bünye için doğal faaliyetleri düzene sokuyor.

Anne sütüne yakınlığı inciri farklı kılıyor!

Güç ve enerji kaynağı olarak bilinen fındığın yararları yalnızca bunlarla sınırlı değil. Daha birçok özelliği ile fındık tüketimi vücutta olumlu etkiler bırakıyor. İşte fındığın bilinmeyen yönleri ve sağlığa yararları:

Eriğin kurusu, yeşili, kırmızısı, hepsi ayrı birer şifa kaynağı. Özellikle kansere olan etkisi bilim çevrelerince üzerinde durulan bir gerçek. Ancak bununla sınırlı değil elbette. Yüzlerce faydası ile sağlıklı bir bünyeye sahip olabilmek adına kesinlikle tüketmeniz gereken bir besin erik. İşte eriğin faydaları:

Yeşil ya da kırmızı rengi ile elma, içerik açısından oldukça zengin bir meyve. A, C, E ve B grubu vitaminleri, kalsiyum, potasyum, fosfor, magnezyum ve sodyum bileşiminde yer alan maddeler. Bunun haricinde organik asitler bakımından da oldukça zengin. Hal böyle olunca elma tüketimi de üzerinde durulması gereken bir konu haline geliyor.

TÜKETECEĞİNİZ YALNIZCA 1 ELMA İLE O GÜNKÜ VİTAMİN VE MİNERAL İHTİYACINIZI KARŞILAYABİLİRSİNİZ!

Gelin şimdi bir de elmanın faydalarına daha yakından bakalım.

Çocuklar başta olmak üzere tüm bireylerde zeka gelişimine katkı sağlıyor. Kalp sağlığınız için tam bir dost. Sadece hastalıklarda değil önlem aşamasında da ciddi bir role sahip. İddialı bir kanser düşmanı. Zengin Omega 3 içeriği ile birlikte çocuklarda görülen birçok gelişim bozukluğunda başvurulması gereken gıdaların başında geliyor. Antioksidan özelliği ile sinir sistemi rahatsızlıklarında da etkili. Kısaca özetlediğimiz cevizin faydalarına gelin bir de daha yakında bakalım..

CEVİZ VE BEYİN ARASINDAKİ BU BENZERLİK TESADÜF DEĞİL!

Ayva; kabuğundan çekirdeğine, hatta ağacının yapraklarına kadar insan için şifa deposu olarak yaratılmış bir meyve. Eski çağlardan bu yana faydaları bilinse de her geçen gün bilim dünyası yeni bir faydasını daha ortaya çıkarıyor. Göz, ağız, boğaz, akciğer, mide, kalp ve bağırsak ayvanın düzenleyici ve tedavi edici etki gösterdiği organlar arasında yer alıyor.

İşte ayvanın en bilinen etkileri:

- Çocukların sağlıklı gelişimi için ayvaya güvenle başvurabilirsiniz. Bu noktada şerbet ve kompostosunu yaparak çocuklar için tüketimini kolaylaştırabilirsiniz. Özellikle sık ishal olan ve bağırsak problemleri yaşayan çocuklar için de bu iyi bir çözüm önerisi olabilir.

Trabzon hurması meyvelerinin uygun zamanda derimi önemlidir. Meyveler, tam iriliklerini aldıkları ve meyve kabuğunun yeşil renginin kaybolup çeşide has turuncu veya koyu turuncu rengi aldığı zaman sertken toplanmalıdır.

Tadı buruk olan çeşitlerde meyveler, yumuşayıncaya yani yeme olumuna gelinceye kadar uzun süre ağaçta kalabilmektedir. Ancak bu durumda böcek ve kuş zararlarına karşı önlem alınmalıdır. Derim en az iki defada yapılmalı, rengini iyi almamış meyveler toplanmamalıdır

Dikimden sonraki ilk üç yılda şekil budaması yapılır. Fidanın taçlandırılmasında değişik doruk dallı (modifiye lider) sistemi uygulanabilir. Değişik doruk dallı sisteminde esas olan gövde üzerinde düzgün aralarla dağılmış 3-5 ana dalın gelişmesini sağlamaktır.

Kışın dikim budaması yapılmış olan fidanların, mayıs-haziran ayında ana dalları seçilir. Çatal olan filizlerden istenmeyenler kırılır. Seçilen dallar arasındaki mesafe en az 10 cm olmalıdır. Gövde ile dalların yaptığı açı da 45-60 derece olmalıdır. Seçilen dalların, ağacın dengesi yönünden ağacın değişik yönlerine dağılmış olması önemlidir. Zayıflamasını istediğimiz dallarda eğme işlemi yapılmalıdır.

Kış aylarında daha önce bağlanan dallar çözülür, açılar kontrol edilir. Çatal ve obur dallar temizlenir. Çok zayıf sürgünler kesilip atılır. Ana dallar kuvvetlerine göre 40-45 cm' den dışa bakan bir göz üzerinden kesilir.

Trabzon hurmalarına verilecek gübre miktarı yaprak ve toprak analiz sonuçlarına göre tespit edilmelidir. İyi yanmış çiftlik gübresi 3 yılda bir dekara 3-4 ton hesabı ile sonbaharda verilmeli ve sürümle toprağa karıştırılmalıdır. Trabzon hurmalarının azota ihtiyacı fazladır. Analiz sonuçlarına göre verilmesi gereken azot miktarının üçte biri erken ilkbaharda, kalan kısmı nisan-mayıs ve haziran aylarında olmak üzere verilebilir. Aşırı miktarda verilen azotlu gübre çiçek ve meyve dökümlerine sebep olur.

Trabzon hurması ağaçlarının iyi gelişebilmeleri ve yeterli ürün verebilmeleri için topraktan yeterli miktarda su almaları gerekir. Sürgün gelişmesinin ve meyve büyümesinin olduğu ilkbahar ve yaz aylarında yeterli ve düzenli sulamanın yapılmasına dikkat edilmelidir. Bu devrelerde sulama yetersiz olursa meyve dökümleri olabilmektedir. Ayrıca meyve gelişimi de durmaktadır. Düzensiz sulama ile de meyvelerde çatlamalar olmaktadır. Ayrıca meyve olumuna yakın sulamalar, meyvelerin çatlamasına neden olmaktadır.

Bahçe yeri hazırlığına yaz aylarında başlanmalıdır. Beslenme ile ilgili sorunların olmaması için toprak analizi yaptırılmalı ve analiz sonuçlarına göre gerekli gübreler verilmelidir. Fazla yağış alan, taban suyunun sorun olduğu yerlerde toprağın drenajı yapılmalıdır. Toprak organik maddece zengin değilse dekara 3-4 ton çiftlik gübresi verilmeli veya yeşil gübre ile gübrelenmelidir. Sonbaharda derin bir sürüm yapılmalı ve bahçe yeri engebeli ise tesviye edilmelidir. Bahçe yeri çok meyilli ise teraslama yapılması gerekir.

Trabzon hurması bir subtropik iklim meyvesidir. Bununla birlikte sıcak ılıman iklim şartlarına da adapte olmuştur. Ağacı kışın yapraklarını döktüğü için düşük kış sıcaklıklarına, diğer subtropik meyve türlerine göre daha dayanıklıdır. Genel olarak -12ºC’ye kadar dayanabilmekte, ayrıca -18 ºC’ye kadar dayanan çeşitler de bulunmaktadır.

Trabzon hurması çeşitlerinin çoğunun kış dinlenme ihtiyaçları 7,2 ºC’nin altında 200-400 saat kadardır. Akdeniz Bölgesi kıyı şeridinde odun gözü sürmesi mart ayının ilk yarısında, çiçeklenme ise nisan sonlarında olmaktadır. Trabzon hurmaları geç çiçeklendikleri için erken ilkbahar donlarından etkilenmez.
Çeşitlerin meyvelerini olgunlaştırabilmeleri için 140-160 gün gibi uzun bir zaman aralığına ihtiyaçları vardır. Sertken yenebilen (tadı buruk olmayan) çeşitler, meyvelerini olgunlaştırabilmeleri için diğerlerine göre daha fazla sıcaklık toplamına ihtiyaç duyar.

Telli terbiye sistemi sıraya dikim sistemiyle birlikte uygulanmaktadır. Aşırı rüzgârların mevcut olduğu alanlarda bu sistem sorun çıkartabilir. Bu terbiye sistemi aynı zamanda ürünün daha kolay yetiştirilmesine yardımcı olur ve sürgünlerin yere temasını önleyerek meyvelerin daha temiz ve daha kolay toplanmasını sağlar.

Telli terbiye sistemi 45-50 cm uzunluğunda çapraz kollar ile sıra içinde 5-6 m aralıklarla yerleştirilerek inşa edilebilir. Sıranın bütün kenarları boyunca her çapraz koldan tel geçirilerek sıra sonuna kadar uzatılır. Teller kırmızı ahududular için toprak yüzeyinden 90 cm yukarıda olmalıdır. Mor ve siyah ahududular için 100 cm yukarıda olmalıdır. Sürgünlerin tellere arasında serbest bırakılarak düzgün biçimde dağılması sağlanır veya bunun yerine sürgünler tellere tek tek bağlanarak düzgün kalmaları sağlanır.

Ahududu bahçesi kışları çok sert geçmeyen bölgelerde geç sonbahar ve kış aylarında tesis edilir. Bu uygulamayla fidanların ilkbahar gelişme dönemine daha kuvvetli ve hazırlıklı girmesini sağlar. Ancak kış aylarında şiddetli don olayları görülen bölgelerde erken ilkbahar dikimi daha uygundur. İlkbahar dikimlerinde de fazla gecikilmemesi gerekmektedir. Ahududu fidanları bahçeye, kökleri ot, saman, perlit, torf gibi malzemeler ile nemliliğini koruyarak getirilmelidir. Bahçenin bir kenarına hendek açılır ve sıralanarak dikime kadar burada tutulurlar. Ahududu bahçelerindeki sıra aralıkları 2-2.5 m olmalıdır. Sıra üzeri aralıkları 0.4-1.0 m aralıklarla dikim yapıldığında maksimum verime daha kısa sürede ulaşılır.

Ahududu meyvesinde iyi verim alabilmek için sulama, önemli faktörlerden birisidir. Sürekli toprak nemi isteğinde olan ahududu bitkileri için sulama önemli bir konudur. Yağışların yetersiz olduğu dönemlerde sulama zorunlu olarak yapılmalıdır. özellikle hasat zamanında daha fazla sulama gerekir. Ancak ahududu bitkisi kökleri kuraklığa olduğu kadar aşırı suya da duyarlıdır. Az geçirimli topraklarda fazla su birikimi köklerde hastalıklara ve ölümlere sebep olur. Aşırı sulama susuzluk kadar zararlı olabilir. Sulama; karık, yağmurlama veya damla sulama şeklinde yapılır. Ancak hasat döneminde yağmurlama sulama yönteminden kaçınılmalıdır.

Ahududu yetiştiriciliği tekniğine uygun şekilde yapıldığında, tam verim çağındaki 1 dekar ahududu bahçesinden 1,5-2,0 ton meyve almak mümkündür.


Son yorumlar