AğaçYetiştiriciliği

Organik bahçe hobi ağaç yetiştiriciliği ve organik tarımcılığa giriş



Çiçekler açma döneminde, tomurcuk haldeyken hasat edilir; gölgede veya 40 ºC ısılı fırınlarda kurutulur. Kuru çiçekler kendine has koku ve tatta olup beyaz veya krem renklidir. Kabul edilebilir rutubet %12’dir. Yabancı madde oranı %0.05’i aşmamalıdır. Balya halinde paketlenir.

İklim isteği:

İklim isteği bakımından seçici değildir, karasal iklim özelliği gösteren yerlerde de rahatlıkla yetiştirilebilir.

Toprak isteği:

Toprak isteği yönünden de seçici değildir. Doğal ortamda çok kıraç alanlarda da iyi geliştiği görülmektedir.

Su isteği:

Suya gelişim döneminde ihtiyaç duyar, sonraki evrelerinde hayatını devam ettirmek için yağmur suları yeterli olur.

Türkiye’de, daha çok derelere bakan yamaçlarda, kayalık, taşlık yerlerdeki çalılıklar içinde, ormanlarda ya da dağlık çevrelerde yabani olarak yetişir. Alıçlar ülkemizin soğuk ve kurak bölgelerinde, kırsal ve kentsel peyzajın önemli bitkileri olmaları yanında, içerdikleri yüksek vitamin değerleri ile sosyal ormancılık açısından da önemlidirler.

Turunçgillerin en az popüler isimlerinden olan greyfurt, C vitamini açısından diğerlerinden daha az zengin sayılmaz. Hem besleyiciliği, hem de son yıllarda keşfedilen zayıflamaya yardımcı oluşu ile her geçen gün daha fazla tercih edilmeye başlandı. Ortalama büyüklükte bir greyfurtta yaklaşık değer olarak 80 mg kadar C vitamini bulunmaktadır. Bu da bir meyveden alabileceğiniz son derece iyi bir oran.

Tüm turunçgiller gibi greyfurt fidanı meyvelerinin hasadına da ekim-kasım aylarında başlanır. Ancak, greyfurt fidanı daha erken ve meyve yeşilken hasat edilmeye de başlanabilir. Meyve toplama açık, kuru, güneşli ve ılık havalarda yapılmalı, meyvelerin üzerinde çiy ve kırağı varsa bunların kuruması beklenmelidir. Meyveler ya elle tutulup döndürülerek ve sapı bükülerek kopardır ya da keskin bir bıçakla kesilerek hasat edilir. Hasat sırasında ağaçların dalları kesenkes kırılmamalıdır.

Tüm turunçgiller gibi, hepyeşil greyfurt ağaçları da topraktan yıl boyunca fazla besin kaldırdığından gübreye gereksinimleri çoktur. Ağaçlara, bulunduğu ortama, yaşına ve gelişmesine uygun olan dengeli gübrelemeyi yapmak için bütün bu faktörlerin ortak etkisini ortaya koyan yaprak ve toprak analizleri yapılmalıdır.

Tüm turunçgiller gibi, greyfurt ağaçlarına da şekil ve ürün budamaları uygulanır ve genellikle ağaçlara kâse biçimi kazandırılır. Şekil budamasına, ağaçların ürün vermesiyle birlikte başlanır. Turunçgillerde ağaçların budanması ustalık isteyen bir iştir. Bu nedenle budamanın, ağacı iyi tanıyan kişiler tarafından yapılması iyi sonuç verir. Ağaçlarda kurumuş, ezilmiş, hastalanmış, yaralanmış berelenmiş, yaşlanmış dallar kesilip çıkarılmalıdır. Ayrıca obur dalların da ayıklanıp budanması gerekir.

Tüm turunçgiller gibi, greyfurt ağaçlarının yıllık su gereksinimi de toprak, iklim ve ağacın gelişme durumuna göre, 800-1.200 mm. arasında değişir. Sulama dönemi olan nisan ayı ortası ile ekim ayı ortası arasındaki 7 aylık sürede, havaların çok sıcak ve kurak olduğu zamanlarda ağaçlara 600-700 mm. arasında değişen miktarda suyun verilmesi gerekir.

Tüm turunçgiller gibi, greyfurt ağacının da en önemli isteği sıcak bir iklim ortamında yetiştirilmesidir. Greyfurt ağacı yetiştiriciliği yapılan yerde sıcaklıkların -2, -3 derecenin altına düşmemesi iyi olur. Çünkü, -9, -10 derecenin altına düşen sıcaklıklarda ağaç donarak ölebilir. Dayanamadığı en yüksek dereceler ise, 45 ve daha yüksek sıcaklıklardır. Greyfurt ağaçlarının gelişmesi, 12-13 derecelerde başlar; en hızlı gelişme, 25-31 derecelerde olur ve 37-39 derecelerde gelişme durur.

Tüm turunçgiller gibi, greyfurt ağaçları da en iyi bol humuslu, derin, süzek (suyu iyi akıntılı), kumlu-tınlı, tınlı ya da killi-tınlı topraklarda yetişir. İyice derine inen köklerinin oksijen gereksinimi fazla olduğundan, altıntop ağacı kesinlikle ağır topraklarda yetiştirilmemelidir.

Yaz dışında üç mevsim boyunca acımsı tatlı ama çok şifalı suyunu sıkarak keyifle içtiğimiz greyfurt adlı meyvesini veren Altıntop ağacı, Turunçgiller’dendir.

Narenciyenin köklerinin Güneydoğu Asya’ya, Himalayalar’ın eteklerine dayandığına inanılmaktadır. Narenciye yetiştiriciliğine, ilk defa M.Ö. 800 ile 500 yılları arasında Hindistan ve Çin menşeli din kitaplarında rastlanılmıştır. Çin, narenciye çeşitlerinin önemli bir kısmının anavatanı kabul edilmektedir.

Gülgiller ailesinin en favori meyvelerinden olan ahududu, diğer bir adı ile frambuaz tam anlamı ile bir antioksidan zengini. Bunun yanında yüksek oranda da C vitamini içeriyor. Antioksidan özelliği ile özellikle kalp sağlığında son derece olumlu tesirlere sahip bir meyve. Sadece kalp sağlığı değil, damar sağlığında da benzer etkileri gösteriyor.

A, C vitaminlerini yüksek oranlarda barındıran kivinin içerisinde bir de E vitamini bulunuyor. Öyle ki özellikle "vitamin deposu" şeklinde tabir edilen bazı turunçgillerden daha da yüksek oranlarda vitamine sahip. Kısacası kivi tüketimimizin ne kadar sınırlı olduğunu düşününce ona haksızlık etmiyor değiliz. Üstelik vitamin zenginliğinin yanında bir de çok sayıda sağladığı faydalar mevcut. İşte kivinin bilinmeyen yönleri ve yararları:

Sadece mutfakların vazgeçilmezi değil, tam anlamı ile mucizevi bir meyve limon. C vitamininin en bilinen adreslerinden biri olan limon sağlık için saymakla tükenmeyecek faydalara sahip. Cilt bakımından ağız sağlığına, iç organlara tesirinden beden temizliğine kadar hemen her yerde olumlu etkiler bırakıyor. Bu sarı ve ekşi tadıyla vücutta çok büyük işler başaran limona ve faydalarına daha yakından bakalım.

İğde ağaçlarını açık renkli yaprakları ve güzel kokusu ile hemen her yerde görüyoruz. Anadolu'nun her yerinde yetişebilen iğde ağaçlarının meyvesi de oldukça lezzetli ve faydalı bir meyve. Diğer meyvelerden farklı yapısı ile özel bir yere sahip.


Son yorumlar